Kadınların Fikir Kütüphanesi.

Normal doğum, Sezaryen ve Epidural anestesi

0

Acaba Nasıl Doğursam?

Sanırım anne adaylarının ilk andan itibaren aklına gelen soru bu! Doğum şekli tüm anne adaylarını heyecanlandıran bir konudur. Normal doğum, sezaryen, epidural anestezi ya da suda doğum. Acaba hangisi?

Normal Doğum

Normal doğurmak isteyen bir hastayı zorla sezaryen yapmak veya tam tersi sezaryen olmak isteyen bir hastayı normal doğuma zorlamak doğru değildir. Burada unutulmaması gereken en önemli nokta; eğer gerçekten tıbbi olarak sezaryen olmak gerekiyorsa veya normal doğumu zorlayacak veya engelleyecek bir sorun varsa hastaya bu durum için detaylı bilgi verilmelidir.

Op. Dr. Nuri Ceydeli Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

diyor ve normal doğum hakkında anne adaylarını bilgilendiriyor.

Doğum şeklini belirlerken bebeğin kilosu, anne karnında yerleşim şekli, plasentanın yeri, annenin kemik yapısının uygunluluğu çok önem kazanmaktadır. Bir de ne kadar değerlendirme yapılırsa yapılsın doğum dinamik bir süreçtir. Yani doğum eylemi başlamadan kişinin doğumunun kolay mı yoksa zor mu olacağını öngörmek çok kolay değildir.

Bu sebeple herhangi bir engel durum yoksa normal doğum eyleminin başlamasını mutlaka beklemek gereklidir. Süreç başladıktan sonra yani hastanın ağrıları başladıktan, suyu geldikten veya kanaması olduktan sonra doğum eylemi başlamış demektir. Bu eylem başladıktan sonra belirli aralıklarla yapılan muayenelerde rahim ağzının durumu ve bebeğin başının ilerlemesi birlikte değerlendirilerek doğumun nasıl olacağı anlaşılabilir. Normal doğum yapmak isteyen hastalara bu şans mutlaka tanınmalıdır.

Bir de önemli diğer nokta

Normal doğum eylemi süresince sabırlı ve soğukkanlı olunmalıdır, bu hem doktor için hem de aile yakınları için önemlidir. Çünkü normal doğum süreci uzundur, yani ağrılar başladıktan sonra hemen birkaç saat içinde doğum genellikle olmamaktadır. Oysa aile bireylerinin beklentisi hemen ve mümkün olduğunca az ağrılı olması yönündedir. Böyle bir beklenti oluşunca normal doğumu yönlendirmek zor olmaktadır. Mutlak sabır önemlidir. Doğumun doğal akışını izlemek gerekir. Zaten bu akış içinde herhangi bir aksilik olursa doktor bilgi verecektir. Aksi taktirde biraz çaba ile normal doğumun keyfine varılacaktır ve bebek ile en doğal karşılaşma gerçekleşecektir.

Doğum aşamasında doktor elbette tıbbi bilgisini kullanacaktır ama asıl görev anne adayına düşmektedir. Anne adayı eğer doğru zamanda doğru tavrı sergilerse doktorun yardımıyla doğum gerçekleşir. Normal doğum sayesinde hastanın günlük hayata dönmesi daha kolay olur. Sezaryen gibi bir ameliyat olmadığı için doğum sonrası iyileşme süreci daha hızlıdır. Emzirme dönemi daha hızlı başlar. Ameliyatın getirdiği cerrahi riskleri alınmamış olur.

Sezaryen

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Nilüfer Saruhan “Günümüzde daha önceki zamanlara oranla sezaryen ile doğum yapma sayısında oldukça artış olmuştur. Teknolojik imkanların sağlamış olduğu olanaklar ile sezaryene gerek duyulmayan durumlarda bile sezaryen ile doğum çok fazla tercih edilmektedir.” diyor ve bunun nedenlerinin hakkında bilgi veriyor.

Gebelik genelde 40 haftada tamamlanmaktadır. Ancak sezaryen işe doğum 38. hafta tamamlandıktan sonra yapılabilir. Sezaryen doğumunun erken yapılmasının nedeni 38 haftalık bebeklerin akciğerlerinin tamamen gelişmiş olmasıdır. Bebeklerin ciğerleri tamamen geliştiği için bir problem olma ihtimali çok az olur. Bu nedenle 38 hafta itibari ile sezaryen ile doğum gerçekleştirilebilinir. Eğer bebek anne karnında yan duruyor ve anne adayının doğum yolu tamamen kapalı ise normal yollar ile doğum yapmak imkansız bir hal alır. Şayet bebek çok iri ise yine sezareyen tercih edilmesi gereken doğum yapma yollarındandır. Doğum yolu başlangıcında bir darlık söz konusu ise ve doğum yolunun önü kapalı ise bebek kesinlikle normal yol ile dünyaya gelemez. Bu nedenlesezaryen yapılması en uygun olan yöntemdir.

Gebelik boyunca anne adaylarını huzursuz eden en önemli konu normal doğum yapıp yapamayacağını düşünmektir. Normal doğum yapma olasılığı %80 olurken geri kalan %20’lik oranlarda normal doğum şansı oldukça düşüktür. Ancak sezaryen doğum günümüzde çok yaygınlaşan bir uygulama olarak kullanılmaktadır. Daha önceki dönemlerde ilk olarak anne sağlığı ön planda tutulurken şu an anne ve bebek sağlığı birlikte ön planda tutulmaktadır. Bu nedenle de sezaryen çok yaygınlaşarak tercih edilmektedir.

Epidural Anestezi

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Meltem Çam “Epidural anestezi; epidural aralığı (omuriliği saran dura tabakasının etrafına) anestezik maddelerin verilmesi ile uygulanır. Bu da hem duyu , hem de hareket (motor) sinirlerin işlevlerini geçici olarak bozar.

Epidural anestezi ile ağrı azalır ve vücudun alt kısmının hareket etmesi engellenir.” diyor ve bu yöntemle ilgili bilinmiyenleri anlatıyor. Epidural anestezi gerek normal doğumda gerekse sezaryen ile doğumda annenin doğum deneyimini keyifli ve konforlu bir şekilde yaşamasını sağlar.

Bu şekilde doğum anne ve bebek için güvenli bir hale gelir. Epidural anestezinin annede tansiyon düşüklüğü, idrar yapmada güçlük, kaşıntı, bulantı, kusma ve ateş yükselmesi gibi yan etkileri vardır. Normal doğumda doğumun süresini uzatır ve ıkınma hissi ortadan kalktığı için vakum ve forseps gibi uygulamalara gereksinimi arttırır.

Sinirlerin kalıcı zarar görmesi, abse oluşumu ve kanama riski gibi ciddi yan etkiler ise oldukça seyrektir. Bebeğe giden kan akımını etkileyerek kalp atımlarında bozulmaya neden olabilir. Ağrının ortadan kalkması gerek normal doğumda veya sezaryenda anneyi rahatlatmakla birlikte epidural anestezi uygulamasının bebek ve anne için riskleri de olabilir.

Suda Doğum

Suda doğum, ılık su içeren bir küvette doğum eyleminin gerçekleşmesidir. Bazı kadınlar sancıları suda çekip doğumda dışarıda olmayı tercih ederken kimileri doğum eyleminde de suda kalırlar.

Gebe doğum sancıları başladığında 35-37 derecede suyla dolu bir havuza alınır. Bebekler anne karnında 9 ay boyunca amniotik sıvının içinde olduklarından benzer bir ortama doğmanın onlar için daha rahat olacağı ve anne için de daha az stresli olacağı düşüncesi suda doğum teorisinin temelini oluşturur.

Suda doğumun, doğum stresini azaltarak bebek için olası komplikasyonları azaltacağı düşünülmektedir. Ancak suda doğumun normal doğuma kıyasla daha üstün olduğunu gösteren herhangi bir çalışma yoktur. Suda doğum her zaman bu konuda donanım ve tecrübesi olan sağlık profesyonellerinin gözetiminde gerçekleştirilmelidir.

Suda doğumun faydaları:
  • Ilık su sakinleştirici ve gevşeticidir.
  • Doğumun ileri evrelerinde gebenin enerjisini arttırdığı gösterilmiştir.
  • Doğum süresini 3-4 saat kadar kısaltır.
  • Gebenin ağırlığını azaltıp özgürce hareket etmeye ve yeniden pozisyonlanmasına fırsat verir.
  • Suyun kaldırma gücü, daha etkili rahim kasılmaları ve artmış kan dolaşımı nedeniyle daha iyi oksijenlenmeye sebeb olarak anne için daha az ağrı ve bebek için de daha fazla oksijen sağlar.
  • Endişenin sebeb olduğu artmış kan basıncını düşürür.
  • Su, artmış stres hormonlarını azaltarak ağrı dindirici özellikteki endorfin salınımını arttırır.
  • Su, perine kaslarının daha elastik ve gevşek olmasını sağlayarak epizyotomi ve yırtık oluşumunun sıklık ve ciddiyetini azaltır.
  • Doğum yapan kadının fiziksel olarak rahatlaması, zihinsel olarak ta rahatlayıp doğum sürecine odaklanmasını sağlar.
  • Bebek için amniotik kesedekine benzer bir ortam sağlar.
Yorumlar
Yükleniyor...